YAZI-YORUM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
YAZI-YORUM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Temmuz 2014 Pazartesi

BİR KEDİDEN PİLATESLE KARIŞIK SPOR YAPMA ÖNERİLERİ

Bu defa şöyle gözlerimi hafifçe kısıp, dudaklarımı büzerek yandan şuh bakışlı bir selfie çektim. Bir başka deyişle Türkan Şoray bakışı yapmaya çalıştım. Hani bu aralar dudakları 3 yaşındaki çocuklar gibi hafifçe büzerek öne getirmek suretiyle, resim çektirmek moda ya! Gördüğünüz gibi her modaya uyum sağlıyorum... Türkan Şoray demişken Kadir İnanır bakışımı da görmenizi isterim. 
İşte bu da Kadir İnanır bakışım. Nasıl ama, dizilerde ve filmlerde rol kapacak kadar yetenekliyim değil mi?
Merhaba yine ben Beyaz. Bir önceki yazım olan "Bir Kedinin Kaleminden" başlıklı konuda, sahibimin bana zorla rejim yaptırdığını, bir de bana "Yahu Beyaz bu ne göbek?" diye söylediğini yazmıştım. Bir önceki yazımı henüz okumadıysanız şuraya tıklamanız yeterli: Bir Kedinin Kaleminden

Sonunda karar verdim. Evet zayıflayacağım. Bunun için en önemli konulardan biri de spor yapmak... Sokakta bulunmuş bir ev kedisi olarak jimnastik önerilerimi detaylı okumanızı ve zayıflamak istiyorsanız benimle beraber yapmanızı tavsiye ederim. Konu benim için oldukça ciddi.. Bu yola baş koydum diyebilirim!

Evet ben sokakta bulunmuş bir kediyim ama, artık ev kedisi ve üstelik de dişi olduğuma göre bel inceliğim, kalçalarımın selülitsiz olması benim için önem teşkil ediyor. Ayrıca doğum yaptıktan sonra memelerim de biraz sarktı, bu hareketlerle hepsini düzelteceğime inanıyorum.

Evet, hemen sporumuza başlıyoruz. Öncelikle derin derin nefes alıp vermekle işe başlayalım. Bu esnada çevreyi koklamak, burnumuzu oraya buraya sokmak serbest ve aynı anda zihnimizi boşaltıyoruz.

3 Temmuz 2014 Perşembe

SOKAK HAYVANLARI İÇİN...


Kışın yemek, yazın ise su ve yemek bulmakta zorluk çeken sokak hayvanlarına sadece üzülmekle kalmayıp, kendime göre küçük küçük girişimlerde ve yardımlarda da bulunmaya çalışırım.

Zaten doğasını elinden alıp, betonlar diktiğimiz alanlarda yaşamaya mahkum olan sokak hayvanlarına, en başta bir özür borçlu olduğumuza inanırım. Tam tersi olsaydı ve hayvanlar bizim elimizden evimizi, yuvamızı alsalardı, insanoğlu çok zorluk çeker, belki de yaşantısı imkansız hale dönerdi, bu yöne kendimce daha bir cevap veremedim... Belki medeniyeti hiç görmeseydik acaba mağara koşullarını kaldırabilir miydik? Tıp - bilim vs bu kadar ilerler miydi?.. Sanırım bu konu biraz tartışmalı olabilir...

Onlar bizim elimizden evimizi, yuvamızı almıyorlar ama insanoğlu bunu gözünü kırpmadan yapabiliyor. Aslında bu yönde düşünürsek insanoğlunun doğadaki en zarar verici ve yıkıcı canlı olduğu söylenebilir.

29 Mayıs 2014 Perşembe

FAST FOOD, HAZIR GIDA VE ŞARKÜTERİ GERÇEĞİ


Çocuklarımızın da bayıla bayıla yediği her tür fast food ürünleri, bulyonlar, hazır çorbalar, birçok yerde satılan döner - köfte gibi gıdalar, soslar, paketli veya paketsiz hazır yemekler, bisküviler, hazır tatlılar, şekerlemeler, çikolatalar, cipsler, konserveler, hazır içecekler (gazlı veya meyve suları), salam, sucuk, sosis gibi şarküteri ürünleri ne yazık ki sağlığımızı tehdit ediyor. Lezzetine doyamadığımız, yedikçe daha çok yediğimiz bu tür gıdalarla aslında kendimizi ve sevdiklerimizi hasta ediyoruz. Bunun en önemli sebebi birçoğunun içeriğinde kullanılan "Monosodyum Glutamat" , kısaltılmışıyla "MSG", kod olarak yazılışıyla "E621" ve halk arasındaki adıyla "Çin Tuzu"!!! Katıldığı ürüne büyük bir lezzet katarak bağımlılık yaratılmasına sebep olur.

27 Mayıs 2014 Salı

SAĞLIK BAKANLIĞI TARAFINDAN TOPLATILAN GDO'LU BEBEK MAMASI


Bildiğiniz gibi bloğumu yazarken sağlık konularına çok önem veriyorum. Bu nedenle çok ender olarak gazetelerde gördüğüm sağlıkla ilgili çok ciddi haberleri de sizlere duyurmaya çalışıyorum.

Ne yazık ki bu defaki haber bebeklerin sağlığını tehdit eden bir gıdadan bahsediyor. Haberi başka basın yayın organlarında da görmekle birlikte bu yazı için şu kaynaktan aldım: www.ulusalpost.com

Bu yazıyı yazdıktan birkaç gün sonra ne yazık ki bu paragrafı ekliyorum. Sağlık Bakanlığı bebek mamaları da dahil olmak üzere GDO'lu gıdaların satışını serbest bıraktı. resmi gazetede dün (29. Mayıs. 2014) tarihli yazan yazıya göre belli bir seviyeye kadar GDO'ya izin veriliyormuş. Belli bir seviyeye kadar olan GDO ne demek tam bilemiyorum ama anladığım kadarıyla Sağlık Bakanlığı, başındaki sağlık kelimesine ne yazık ki sadık kalamadı. Kısaca bu haberde okuyacağınız ürünler toplatıldı kısmını ciddiye almayın. GDO'lu gıdalar bakanlığın onayıyla tüm marketlerde...

Haberi olduğu gibi yayınlıyorum:

11 Mayıs 2014 Pazar

STRESİ AZALTAN GIDALAR NELERDİR?


Yaşam koşullarının gittikçe zorlaşması bedenimizdeki stresi arttıyor. Buna bağlı olarak da birçok fiziksel hastalığı ne yazık ki beraberinde getiriyor.

Yaşamımız içerisinde çoğu zaman stresten kaçmak mümkün olamadığından (ancak alıp başınızı ıssız bir yerde yaşama şansınız varsa öncelikli önerim bu olur ki, neredeyse hiçbirimizin böyle bir şansı olmadığını düşünüyorum) yediğimiz gıdalar ile stres oranını düşürmeye çalışabiliriz.

2 Mayıs 2014 Cuma

ŞEKERİN ZARARLARI


Birçok kişinin şekerli gıdalara, tatlıya aşırı derecede düşkünlüğü var. Hatta çoğu kişi çocukları daha bebekken tatlı yedirmeye başlıyorlar. Toplumda genel olarak "Tatlı enerji verir, ye güzelim" diye bir yaklaşım söz konusu.

Peki şekerli gıdalar, evde bile yapılmış olsa gerçekten faydalı mı? Gerçekten enerji verir mi? Bu konuyu uzun zamandır araştırıyor ve konunun uzmanlarına soruyordum. Sonunda bilgi dağarcığım bu yazıyı yazmaya yetecek kadar gelişti. Detaylarını açıklayacağım ancak neredeyse her uzman ortak bir görüşte birleşiyor:

29 Nisan 2014 Salı

SIK SORULAN SORULARA CEVAPLAR


Başlık sizi yanıltmasın. Sık sorular derken, blog yazmamla ilgili olarak bana yöneltilen sorulardan bahsetmek istiyorum. Özellikle yakın çevrem tarafından sıklıkla ve aynı tarzda sorularla karşılaştığımdan buradan yazarak toplu bir cevap vermek istedim. İşte sorular ve cevapları:

1- Blogda yayınladığın tüm yemekleri sen mi yiyiyorsun?

25 Nisan 2014 Cuma

BİR KEDİNİN KALEMİNDEN

Modaya uyayım dedim. Bu da benim selfim....
Merhaba!

Ben Beyaz! Blog yazarının  kedisi, ev arkadaşı, bir nevi kızı ve onun deyimiyle beyaz meleğiyim. Duydum ki sahibim hakkımda "Bir Kedim Bile Var" diye bir yazı yazmış. Bu gece bilgisayarı ele geçirdim ve ben de kendi dünyamı ve sahibime (ki benim için anne) bakışımı yazmak istedim. Bence beni ve onu bir de benden dinleyin...

Biyolojik annemi hiç hatırlamıyorum çünkü sahibim yani annem olan kişi beni yolda bulmuş. Beni uzun müddet biberonla beslediği, baktığı, hastalandığımda yanımda olduğu, iyileştirdiği, benimle oyunlar oynadığı, konuşup dertleştiği, zora girdiğimde yardım ettiği için onu annem olarak benimsedim.

Hani bazılarınız benim gibileri kılım, tüyüm dökülür diye istemiyor ya.. Benim size bir lafım olacak.. Benim kılımla aynı miktarda sizin saçınız dökülüyor. Sadece sizinkiler çoğunlukla koyu renkli olduğu için görünmüyor. Ama ben sizinkileri de görebiliyorum.

23 Nisan 2014 Çarşamba

HABER: BAKANLIK SAĞLIĞA ZARARLI VE HİLELİ ÜRÜNLERİ AÇIKLADI


Bildiğiniz gibi bloğumda gazete haberlerine yer vermiyorum. Ancak yemek tarifleri yayınlayan ve gıda seçiminde son derece dikkatli davranan biri olarak, okuduğum bu yazıyı sizlerle paylaşmak istedim. Sanırım birçoğumuz organik gıda bulma telaşına düştü ki bunda da haksız sayılmayız. Özellikle hileli gıdaların piyasada çok fazla bulunduğunu ve hem bizim hem de sevdiklerimizin sağlığını olumsuz yönde çok fazla etkilediğini düşünürsek... Haberi Hürriyet gazetesinden aldım. Şöyle ki:

16 Mart 2014 Pazar

FENG SHUI NEDİR VE EVİNİZE NASIL UYGULAYABİLİRSİNİZ? 10/10

MERKEZ


Feng shui yazı dizisinin son bölümünde merkezi ele alıyorum.

Temsil ettiği değer: Ruhsal sağlık, Huzur, Sakinlik, İçsel mutluluk
Elementi: Toprak
Rengi: Sarı ve toprak tonları
Şekli: Geniş ve düz zeminler

Yaşadığımız mekandaki iç huzurumuz ve mutluluğumuz için, evin ve her odanın merkezlerinin ayrı ayrı doğru döşenmesi gerekmektedir. Hatta bir örnekle daha güzel açıklayayım. Dağ evlerinin döşenme şekilleri hepimize genelde huzur verir ve resimlerde bile gördüğümüzde orada olabilmeyi arzu ederiz. Çünkü dağ evleri toprak tonlarında yapılır ve dizayn edilir. Aynı şey köy evlerimiz için de geçerlidir. Köy evlerinde genelde toprağı betimleyen eşyalar ve renkler kullanıldığından buralarda da büyük bir rahatlama yaşarız.

İlk listede de okuduğunuz gibi bu yönün elementi toprak. Bu nedenle toprağı simgeleyen objeler kullanılması gerekiyor: Toprakta yetişen gıdalar, toprak kaplar - vazolar - biblolar, ağaç ve toprağı evi olarak kullanan karınca gibi hayvan şekilleri bu yön için çok uygundur.






Kullanacağınız sehpa toprak tonlarındaki ahşap olabilir. Aynı zamanda kilimler de toprağı betimlemesi açısından çok uygundur.



Bu yönle ilgili kullanacağınız tüm objeler size çok huzur vermeli ve toprağı hatırlatmalı. Örneğin bir miktar toprağı cam bir kaseye koyup üzerine küçük mumlar yerleştirebilirsiniz. Bu yönde ateş elementlerini kullanmanın bir sakıncası yok. Hatta beğendiğiniz bir kokuyu da merkeze yerleştirip tüm eve kokusunun yayılmasını sağlayabilirsiniz.

Feng shuideki yönleri gösteren bagua simgesi de bu yöne yerleştirilebilir.


Gelelim bu yönü nasıl dekore edeceğinize. Merkezin rengi sarı ve toprak tonlarıdır. Bu renklerle yaratıcılığınızı kullanarak döşemeler yapabilirsiniz. Mesela sarı tonlarında bir yastık, kahverengi koltuk, yine bu tonlarda perde, duvar boyası, masa örtüsü gibi eşyalar gayet uygun olacaktır. Eğer imkanınız varsa yemek masasını da bu yöne koyabilirsiniz.





Böylelikle feng shui yazı dizisinin sonuna geldik. Umarım sizlere bu konuda yardımcı olabilmişimdir. Herkesin yaşamının bol sağlıklı, mutlu, bereketli, şanslı ve aşklı olmasını dilerim :o)

Her yönde olduğu gibi bu yönde de "Feng Shui'nin Genel Kurallarını" okumanızı ve uygulamanızı öneririm.

Bu yazıyla ilgili bir önceki sayfaya gitmek için lütfen ok işaretine tıklayınız:

   

Kolay gelsin :o)


FENG SHUI NEDİR VE EVİNİZE NASIL UYGULAYABİLİRSİNİZ? 9/10

GÜNEYDOĞU


Feng shui yazı dizisinin dokuzuncu bölümünde güneydoğu yönünü ele alıyorum.

Temsil ettiği değer: Para, Zenginlik, Bereket, Servet
Simgesi: Rüzgar
Rengi: Menekşe moru
Şekli: Yok

Kendimden bahsedecek olursam, para için yaşayan biri değilim. Ancak isteklerimi gerçekleştirmek için paranın gerektiğine inanıyorum. Sanırım bir çoğunuz da benim gibi düşünüyorsunuzdur. Zaten bu nedenle yıllarca oradan oraya koşuşturarak çalışmıyor muyuz?

İşte tüm çalışmalarımız ve koşuşturmacalarımızla beraber, evimizin hem genel krokisinde hem de her odasında ayrı ayrı güneydoğu yönünü düzenleyerek evrenin de bize yardımcı olmasını sağlayabiliriz.

İlk olarak bu yönün simgesi ile başlayayım: Rüzgar... Rüzgarı tam olarak betimleyebilecek bir şekil olamadığından ancak bazı objelerle gösterebiliriz. Yel değirmeni, paraşüt, yelkenli gemi rüzgarı hatırlatan objelerdir. Duvarınıza bu objeleri içeren, aydınlık, ferah ve içinizi açan resimler koyabilirsiniz:




Bu yönün en önemli objesi akan su ve mor menekşedir. Evinizin güneydoğu yönüne akan su biblosunu koyup sürekli çalıştırmanızı tavsiye ederim. Paranın su gibi kolay ve bol gelmesini betimler. Aynı zamanda yönün rengi menekşe moru olduğundan, eğer ışık seviyesi yeterli ise gerçek mor menekşe, değilse yapma mor menekşe çiçeği kullanabilirsiniz:



Evimdeki yapma mor menekşe çiçekleri :o) Çoğu kişi gerçeğinden ayırt edemiyor :o)
Güneydoğuya yerleştirebileceğiniz diğer objelerin ise, sizin için zenginliği ve parayı simgeliyor olması lazım. Örneğin evinizde çok pahalı ve değerli gümüş takımlar, vazo vs bulunuyorsa bunları güneydoğuya yerleştirebilirsiniz.

Aynı zamanda nar ve 7 fil de zenginliği simgeler. Her ikisiyle de ilgili objeler kullanabilirsiniz. Ancak fillerle ilgili bir şey ekleyeyim. Evinize gelenlerin maddi durumunuzu düşünerek negatif elektrik göndermemeleri için fillerin arka kısımları odanın giriş kapısına dönük olarak durmalıdır. Kısaca odaya girildiğinde fillerin arkasını görmeniz gerekiyor. Ayrıca bir inanışı da hemen sizinle paylaşayım. Eğer bir kişi sizin haberiniz olmadan size 7 adet fil hediye getirirse, bir müddet sonra ev sahibi olurmuşsunuz :o) Gerçi bu inanış feng shui ile alakalı değil ama eklemek istedim :o)



Bu yönü güçlendirmek için kristaller ve aynalar da kullanabilirsiniz.



Ayrıca para kasası, kumbara ya da bir kase içinde duran bozuk paraları da bu yöne koyabilirsiniz.



Gelelim bu yönü nasıl dekore edeceğinize. Bu yönün rengi menekşe moru olduğundan, bu rengi kullanarak eşyalarınızı süsleyebilirsiniz. Mor yastıklar, koltuk örtüleri, perdeler, hatta duvar boyası, halı vs gayet uygun olacaktır:





Bu yöne koymamanız gereken obje ateşle ilgili olanlardır. Çünkü ateş rüzgarda sönmez aksine daha da güçlenir. Aynı zamanda paranın yanıp gitmesine neden olur. Bu nedenle bu yöne kesinlikle mum koymayın.

Güneydoğu yönüyle ilgili genel olarak söyleyebileceklerim bu kadar.

Her yönde olduğu gibi bu yönde de "Feng Shui'nin Genel Kurallarını" okumanızı ve uygulamanızı öneririm.

Bu yazıyla ilgili bir önceki veya sonraki sayfaya gitmek için lütfen ok işaretlerine tıklayınız:

    

Kolay gelsin :o)


15 Mart 2014 Cumartesi

FENG SHUI NEDİR VE EVİNİZE NASIL UYGULAYABİLİRSİNİZ? 8/10

GÜNEYBATI


Feng shui yazı dizisinin sekizinci bölümünde güneybatı yönünü ele alıyorum.

Temsil ettiği değer: Aşk, kadın-erkek ilişkileri, evlilik
Simgesi: Dünya, evren
Rengi: Pembe
Şekli: Yatay dikdörtgen

Hımmmm.... Bir kaçınızın şöyle dediğini duyar gibiyim
"Ohhh ya nihayet aşka da gelebildin!" :o)

Evet, aşk, kadın-erkek ilişkileri ve evlilik konularını evinizde uygulamak istiyorsanız güneybatıyı güçlendirmeniz gerekir.

Lafı kısa kesip hemen hangi objeleri kullanmanız gerektiğiyle başlayayım. Öncelikle bu yöne hangi objeyi koyarsanız koyun mutlaka çifti olması ve bu çiftlerin birbirlerine değerek konulması gerekir. Bu yönde vazo bile olsa bu vazonun bir çifti olmalı ve birbirlerine değerek yerleştirmelisiniz. Yoksa çiftlerin birbirlerinden uzaklaşmasını ifade eder.

Tabi ki kadın-erkek bibloları bu yön için çok ideal olacaktır (kadın ve erkeğin birbirlerine arkalarını dönmemiş olmaları ve birbirlerine aşık oldukları hissi uyandırmaları gerekiyor):




Eğer evlenmek istiyorsanız gelin-damat bibloları sizin için uygun olacaktır:



Eğer sevdiğiniz bir kişi varsa ve onunla evlenmek istiyorsanız bu yöne varsa ikinizin olduğu bir resmi ya da onun resmiyle sizin resminizi bir şekilde keserek, aynı çerçeveye koymanız da mümkün. Evli olanlar ise bu yöne eşiyle olan düğün vs gibi başbaşa oldukları, sarılmış, birbirlerine bakan resimlerini koyabilirler. Kullanacağınız çerçeve ise pembe renkli olabilirse gayet uygun olacaktır:


Bu yöne koyacağınız tablolar ise sizin için büyük bir aşkı ve evliliği simgelemeli. Hatta beğendiğiniz aşk romanlarını bile bu yöne koyabilirsiniz.

Tabi ki pembe mumlar bu yönün vazgeçilmez objelerinden:

Ben resim olarak bulamadım ama mumları da çift olarak ve birbirine değecek şekilde yerleştirmelisiniz.

Biraz da nasıl dekore edebileceğinize örnek vereyim. Başta da belirttiğim gibi bu yönün rengi pembe.. Bundan sonrası sizin yaratıcılığınıza ve hayal gücünüze kalmış:





Güneybatı yönüne suyu simgeleyen objeler konulmamalı. Çünkü güneybatı bir şekilde ateşi de simgelediğinden suyun ateşi söndürme gücü olur.

Diğer yönlerde olduğu gibi, güneybatı da evinizin teras, balkon gibi dış mekanına denk geliyorsa 2 tane pembe renkli veya aşkı simgeleyen rüzgar çanı asmanızı tavsiye ederim. Unutmayın rüzgar çanları birbirine değmeli:


Ayrıca tüm yönlere koyabileceğiniz bir obje daha söyleyeyim. Kokulu yağlar. Sizin için yönün anlamına göre hangi koku o anlamı taşıyorsa, o özelliği taşıyan kokuyu koymanız gerekir. Örneğin kimimiz için gül kokusu aşkı hatırlatırken, bir diğerimiz için bu koku yasemin olabilir. Ya da kuzey yönüne okyanus kokusu koyabilirsiniz.

Yağın içine batırılan çubukların çift sayıda olmasına dikkat edin :o)
Bu bölümle ilgili belirtmek istediğim bir konu da kırmızı renginden kaçmanız. Çünkü kırmızı ateşli ve kısa süreli bir aşkı betimler. Eğer ilişkinizin çabuk bitmesini istemiyorsanız ve arzunuz evlilikse uçuk pembeyi tercih edebilirsiniz.

Son olarak tekrar bir hatırlatma yapmak istedim: Hangi objeyi koyarsanız koyun. Mutlaka çifti de olmalı ve birbirlerine değmeli. Özellikle bazı şamdanların yapısından dolayı mumlar birbirlerine değemiyor. Bu tür şamdanlar kullanmamanızı öneririm. Çünkü mumlar birbirlerine değerek erimeli (iki kalp aynı anda aşkla erimeli mantığından dolayı)... Ayrıca mumlar mümkünse dileğiniz gerçekleşene kadar her gün bitene kadar yanmalı.

Güneybatı yönüyle ilgili genel olarak söyleyebileceklerim bu kadar.

Her yönde olduğu gibi bu yönde de "Feng Shui'nin Genel Kurallarını" okumanızı ve uygulamanızı öneririm.

Bu yazıyla ilgili bir önceki veya sonraki sayfaya gitmek için lütfen ok işaretlerine tıklayınız:

    

Kolay gelsin :o)